"NAMAĞLUP!!!"

Koray Ayvaz yazdı; "NAMAĞLUP"

Konyaspor maçında ilk galibiyetini alan Bordo-Mavililer, Rıza Çalımbay yönetimindeki Hatayspor’a konuk oldu. İki takımın da karşılıklı gol pozisyonlarına girmesine rağmen son vuruşlardaki beceriksizlikleri, bir puanı paylaşmalarına sebep oldu. Trabzonspor’un tam 10 eksikle gittiği ve bu 10 eksiğin 7’sinin ilk 11 oyuncusu olduğunu düşündüğümüzde, Trabzonspor’un büyük bir dezavantajla Hatay deplasmanına gittiğini söylemek yanlış olmaz.

Normal şartlarda Lundstram ve Draguş’u, bırakın ilk 11’e yazmayı, kulüpten içeriye dahi sokmaması gereken Şenol Güneş’in başka bir şansının olmadığını bilmek de içler acısı bir durum. Her fırsatta durumun beklediğinden daha kötü olduğunu söyleyen Şenol Güneş’in eleştirilerinde ne derece haklı olduğunu hep beraber görmüş olduk. Kurulan kadro mimarisinin oldukça kötü olması, Şenol Güneş’in en büyük dezavantajı maalesef. Bence hem Şenol Güneş hem de Trabzonspor taraftarı ocak ayı transfer dönemini iple çekiyor.

Saha içine dönecek olursak; Trabzonspor’da sahanın en diri oyuncuları kesinlikle Pedro ve Eren Elmalı. Öncelikle Pedro diyorum çünkü sezon kampını Trabzonspor ile yapmaması, kendisinin lehine bir durum. Maazallah Trabzonspor’un kampına daha erken katılsaydı belki de bu denli bir performans gösteremeyecekti. Eren’i ise zaten konuşmaya gerek yok; her maç hırsı ve azmiyle diğer futbolculara örnek olması gereken bir performans sergiliyor. Her ne kadar hücum anlamında pek bir katkıda bulunamasa da takımın değişmez ilk üç isminden biri kesinlikle.

Bugünkü maçta iki takımın orta sahalarına da değinmek istiyorum. Trabzonspor’da Okay-Lundstram tandemi kesinlikle beklenen ivmeyi yakalayamadı. Yetmezmiş gibi orta sahanın da oldukça kolay geçilmesine sebep oldular.

Hatayspor’da ise Görkem Sağlam-Diack tandemi, Okay-Lundstram tandemine göre çok daha diri, takımı daha çabuk atağa çıkaran bir görüntü verdi. Zaten Görkem Sağlam da ceza sahası dışından şık bir gol atarak Hatayspor’un 1 puan almasında önemli bir rol oynadı.

Abdullah Avcı döneminde stopere mahkum edilen Mendy’nin birkaç maç sonra yine stoper mevkisine (zorunlu olarak!) çekilmesi, oyuncunun orta saha özelliklerinin körelmesine sebep olmakta. Öyle ki ilk geldiği zamanlarda daha süratli olan Mendy’nin yavaşladığını, takımı öncesine nazaran ataklara çıkarırken daha çok zorlandığını görüyoruz.

Gecenin en kötüsü ise kesinlikle Vincent Aboubakar’dı. Beşiktaş’taki döneminden eser kalmayan, Hatayspor’un girdiği birçok pozisyonu harcayan ve hücumda hiçbir etkinlik gösteremeyen Aboubakar, Hatayspor’un 3 puan almasına engel oldu dersek yanlış olmaz sanırım.

Trabzonspor’da ise sahada yokları oynayan ismi Bardhi diyebiliriz. Kendi mevkisinde oynamasına rağmen üretken olamayan Bardhi, vasat bir futbol oynayarak Trabzonspor taraftarını hayal kırıklığına uğrattı.

Tabii burada tek suçu Bardhi’ye atmak da doğru bir yaklaşım olmaz. Takımın genel itibarıyla bir sıkıntısı olduğu aşikar. Şenol Güneş’ten sonra oyun her ne kadar siyahtan beyaza dönmese de en azından atağa çıkan, üretmeye çalışan ve pozisyonlara giren bir Trabzonspor izliyoruz.

Hatayspor’da ise sahanın en iyilerinden biri kesinlikle Bamgboye idi. Aaron Boupendza, Dele-Bashiru gibi isimleri düşük maliyetlerle Türkiye’ye getirip yüksek fiyatlara yurt dışına sattıklarını göz önünde bulundurursak, Bamgboye’nin de bu kervana katılacağını düşünüyor ve Hatayspor scout ekibini tebrik ediyorum.

Trabzonspor scout ekibinin de Barisic, Lundstram, Ozan gibi isimlere yönelmektense, Hatayspor scout ekibi gibi potansiyeli ve fizik gücü yüksek, düşük maliyetli ve karla satabileceği oyunculara yönelmesini bir futbolsever olarak canı gönülden istiyorum. Umarım Nwakaeme, Ekuban, Sörloth gibi isimleri bulup futbol dünyasına kazandıran, bir yandan da altyapıdan yetiştirdiği futbolcuları hem ülke hem de dünya futboluna kazandıran bir Trabzonspor’u tekrardan izlemek dileğiyle...