okunma
Trabzonspor 4-0 Galatasaray: Bir Galibiyetten Fazlası
Trabzonspor için bazı geceler vardır; sadece üç puan kazanılmaz, takımın kendisine ve taraftarına yeniden bir şeyler anlatması sağlanır.
19 Eylül gecesi Papara Park'ta yaşanan da tam olarak buydu.
Trabzonspor, Galatasaray'ı 4-0 mağlup etti. Ancak bu galibiyeti yalnızca tabeladaki rakamlarla değerlendirmek, maçın asıl hikâyesini kaçırmak olur.
Çünkü bordo-mavililer bu kez yalnızca kazanmadı.
Nasıl kazanacağını da gösterdi.
Maçın anahtarı: Geçişler
Trabzonspor'un Galatasaray karşısındaki en dikkat çekici taraflarından biri, top rakibe geçtiğinde oyundan kopmamasıydı.
İlk gol bunun en net örneğiydi.
Galatasaray'ın kullandığı taç sonrası Mustafa Eskihellaç'ın müdahalesiyle başlayan pozisyonda Salah savunma arkasına hareketlendi ve henüz 4. dakikada takımını öne geçirdi.
Burada yalnızca Salah'ın bitiriciliğini konuşmak eksik kalır.
Trabzonspor'un rakibin top kaybı sonrasında ne kadar hızlı hücuma çıkabildiği de ortaya çıktı.
Bordo-mavililer, Galatasaray'ın önde konumlandığı anları değerlendirdi. Rakibin savunma arkasında bıraktığı alanları gördü ve özellikle Salah'ın hızını bu alanlarda kullanmayı başardı.
İlk golün ardından Trabzonspor'un oyunu kontrol edebilmesi de önemliydi.
Çünkü erken gol atan takımların bazen geriye yaslanması ve rakibe oyunu teslim etmesi mümkündür.
Trabzonspor bunu yapmadı.
3-0'lık ilk yarı tesadüf değildi
İlk yarının 3-0 bitmesi, yalnızca bireysel kaliteyle açıklanabilecek bir sonuç değildi.
- dakikada Salah'ın hazırladığı pozisyonda Saviolo farkı ikiye çıkardı. 44. dakikada ise Dju'nun savunmada kazandığı topun ardından Salah bir kez daha sahneye çıktı.
Bu iki gol arasında Trabzonspor'un yaptığı şey aslında maçın özetiydi:
Topu kazandı, hızlı oynadı ve doğru bölgeye ulaşınca bitirdi.
Galatasaray ise özellikle ilk yarıda bu geçişleri kontrol etmekte zorlandı.
Trabzonspor'un orta sahadaki mücadelesi ve savunma hattının kompakt görüntüsü, Galatasaray'ın hücum organizasyonlarını istediği seviyeye taşımasını engelledi.
Bu noktada skorun 3-0 olması kadar önemli olan başka bir detay vardı:
Trabzonspor, ilk yarının son bölümüne kadar oyun disiplinini kaybetmedi.
Salah faktörü
Elbette bu maçın başrolünü Salah'dan bağımsız konuşmak mümkün değil.
Üç gol, bir asist.
Trabzonspor'un attığı dört golün tamamında doğrudan katkı.
Bu istatistik zaten başlı başına yeterince şey anlatıyor.
Fakat Salah'ın performansında benim açımdan daha önemli olan nokta, yalnızca attığı goller değil.
Salah'ın sürekli tehdit oluşturması, Galatasaray savunmasının dengesini bozdu.
Bir pozisyonda savunma arkasına koştu, başka bir pozisyonda topu ayağına istedi, bir başka pozisyonda ise rakip savunmanın arasından çıkıp takım arkadaşına servis yaptı.
Yani Salah sadece gol atan oyuncu değildi.
Trabzonspor'un hücum planının merkezindeki oyuncuydu.
- dakikadaki Saviolo golünde de bunun karşılığını gördük.
Salah, ceza alanı içerisindeki pozisyonu kendisi bitirmek yerine doğru anda pası verdi ve Saviolo'yu golle buluşturdu.
Bu da yıldız oyuncunun sadece bireysel değil, takım oyununa katkısını gösteren önemli bir detay.
Thomas Reis'in ilk maçından çıkan tablo
Thomas Reis açısından bundan daha iyi bir başlangıç düşünmek kolay değil.
Alman teknik adam, Trabzonspor'un başındaki ilk lig maçında lider Galatasaray'ı 4-0 mağlup etti. Reis, Fatih Tekke'nin ayrılığının ardından göreve getirilmişti ve Galatasaray karşılaşması onun için doğrudan yüksek baskılı bir sınavdı.
Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var:
Bir maç, teknik direktörün bütün sezonunu anlatmaz.
Reis'in asıl başarısı, bu maçta ortaya çıkan oyun anlayışını sonraki haftalara taşıyabilmesiyle ölçülecek.
Galatasaray karşısında Trabzonspor'un öne çıktığı noktalar netti:
- Rakip savunma arkasına yapılan koşular
- Top kazanıldıktan sonra hızlı hücum
- Savunmada kompakt yapı
- Orta sahada mücadele
- Hücumda Salah'ın doğru kullanılması
- Skor avantajından sonra oyunun kontrolünü kaybetmemek
Bunlar bir teknik direktörün oyun planı açısından önemli göstergeler.
Ama bunların sürdürülebilir olup olmadığı daha uzun bir periyotta ortaya çıkacak.
Savunma da en az hücum kadar önemliydi
4-0'lık galibiyette Salah'ın üç golü doğal olarak bütün manşetleri aldı.
Fakat Trabzonspor'un savunma performansını da ayrı bir yere koymak gerekiyor.
Galatasaray'ın özellikle ilk yarıda bazı fırsatları oldu. Jakobs'un pozisyonu ve Sara'nın duran topları bunların başında geldi. Ancak Trabzonspor bu anlarda oyunun genel kontrolünü kaybetmedi.
İkinci yarıda ise skor avantajının verdiği rahatlıkla birlikte Trabzonspor daha kontrollü bir futbol tercih etti.
Galatasaray'ın gol bulabilmesi için risk alması gerekiyordu.
Trabzonspor da bu riskleri değerlendirdi.
- dakikada Ozan Tufan'ın pasıyla başlayan hızlı hücumda Salah'ın attığı üçüncü gol, aslında gecenin genel oyun planının son örneğiydi.
Rakip öne çıkıyor.
Trabzonspor topu kazanıyor.
Alan oluşuyor.
Salah hareketleniyor.
Ve sonuç geliyor.
Onuachu detayı
Trabzonspor'un 4-0'lık galibiyetinde bir başka dikkat çekici nokta da Onuachu'nun 59. dakikada oyuna dahil olmasıydı.
Salah'ın hızının yanında Onuachu'nun fiziksel özellikleri, Trabzonspor'un hücum yapısına farklı bir seçenek ekledi.
Bu da Reis'in elindeki hücum alternatiflerinin çeşitliliği açısından önemli.
Salah rakip savunmayı geriye koştururken Onuachu'nun ceza alanındaki varlığı savunmacıların kararlarını zorlaştırabilecek bir unsur.
Trabzonspor'un sezon boyunca bu iki farklı hücum karakterini nasıl bir arada kullanacağı, takımın oyun yapısı açısından takip edilmesi gereken konulardan biri.
Peki şimdi?
İşte asıl soru burada.
Trabzonspor Galatasaray'ı 4-0 mağlup etti.
Bu sonuç küçümsenecek bir galibiyet değil.
Ancak bu galibiyeti sezonun tamamının özeti haline getirmek de doğru olmaz.
Trabzonspor'un önünde artık daha zor bir görev var:
Bu performansı tekrarlamak.
Büyük maç kazanmak taraftarı ayağa kaldırır.
Ama sezonu istikrar belirler.
Galatasaray karşısında gördüğümüz Trabzonspor; mücadele eden, geçişleri doğru kullanan, savunmada disiplinli kalan ve hücumda yıldızının kalitesinden maksimum faydayı sağlayan bir takımdı.
Eğer Thomas Reis bu yapıyı sonraki haftalara taşıyabilirse, 4-0 yalnızca Galatasaray karşısında alınmış unutulmaz bir galibiyet olarak kalmayacaktır.
Belki de Trabzonspor'un yeni döneminin başlangıç noktası olacaktır.
Şimdilik kesin olan tek şey şu:
Trabzonspor, Galatasaray karşısında sadece dört gol atmadı.
Uzun zamandır beklenen bir mesaj da verdi:
“Biz de buradayız.”
Yorumlar
0 comment